25 Kasım 2009 Çarşamba
Anten
Çok seksi ve çekici bir kadın elinde içki kadehi ile bar duvarına dayanmış etrafı gözlerken yine elinde içki kadehi olan bir adam kadına yaklaşmış ve elini kadının bluzunun içine sokup göğsünün birinin ucunu kıvırmaya başlamış. Kadın son derece soğuk bir ifade ile adama, ne yapıyorsun? demiş. Adam, BBC'yi arıyorum diye yanıtlamış. Bunun üzerine kadın çok ağır hareketlerle adamın pantolonunun içine elini sokup adamın şeyini tutarak, sen bu antenle BBC'yi zor bulursun demiş.
23 Kasım 2009 Pazartesi
Benzin Deposu
Temel, bir gün yolda arabayla giderken çok fena şekilde tuvaleti gelmiş, ne yapsam diye düşünürken arabanın benzin deposuna tuvaletini yapmaya başlamış. Bunu yoldan geçen köylünün biri görmüş ve hemen Temel’in yanına gitmiş. Yahu kardeşim senin bu yaptığın normal mi demiş? Temel’de gülümseyerek, hayır kurşunsuz demiş.
20 Kasım 2009 Cuma
Çiftçi
İki tane çiftçi, biri Adanalı, diğeri Kayserili, sohbet ederken, tabi haliyle zenginlikleriyle övünmektedirler. Adanalı anlatmaya başlamış, bizim orda sabah güneş doğmadan biniyoruz arabaya, akşam oluyor biz hala çiftliğin öteki ucuna yetişemiyoruz, demiş. Kayserili de demiş ki, bizim de vardı öyle bir arabamız ama geçenlerde satıp yeni modelini aldık.
18 Kasım 2009 Çarşamba
Beyin
Yolda giderken iki arkadaş karşılaşır. Arkadaşlardan biri diğerini zayıflamış görür ne oldu sana böyle çok zayıflamışsın. Arkadaşı cevap verir beyin ameliyatı oldum tam tamına 20 kilo verdim der. Arkadaşı bunun üzerine yok yaa sen de o kadar beyin var mıydı?
15 Kasım 2009 Pazar
Yirmilik
Adamın biri arabasıyla şehirler arası yolda seyahat ederken trafik polisi durdurur. "İyi Günler beyefendi, ehliyet ruhsat lütfen", der. Adam, buyurun memur bey der ve ehliyet ile ruhsatı uzatır. Trafik polisi bakar ve bu kez sorar yangın söndürücünüz var mı? Adam, var der, gösterir. Polis, ilkyardım çantası? Adam, var der, yine gösterir. Polis, zincir diye sorar, adam gösterir. Takoz var mı diye sorar, adam gösterir. Çekme halatı var. Reflektör var. Stepne var. Trafik sigortası var. Polisin sorduğu tüm malzemeler ve evraklar adamın arabasında mevcuttur. Polis dayanamaz. Mezdekenin kaseti der var mı lan? der. Adam güler o da var der, kaseti gösterir. Polis, tak o zaman teybe der. Adam kasedi teybe takar, polis oynamaya başlar. Adam gülerek, Memur bey, ne yapıyorsunuz der. Polis adama döner, eşşek değilsin, bi yirmilik takarsın artık.
12 Kasım 2009 Perşembe
Vites Kolu
Bir gün Temel kamyon alır. Fakat ehliyeti yoktur. Kendine bir şöför alıp yola çıkarlar. Bir kaç saat sonra kamyondan garip sesler gelir. Şoför Temel'e kamyonun vitesi kolu kırıldı der. Temel sinirlenerek tabi ki kırılır, yola çıktığımızdan beri oynayıp duruyorsun.
9 Kasım 2009 Pazartesi
Düello
Adamın biri işten eve erken gelmiş ve bir bakmış ki, karısı başka bir adamla yatakta. Hemen tabancasını almış ve öteki adama, madem karımı istiyorsun onu benden erkek gibi al. Seni düelloya davet ediyorum demiş. Öteki adam ister istemez bunu kabul etmiş. İkisi birlikte yandaki odaya girmişler kapıyı kapatmışlar. Sonra kadının kocası öteki adama fısıldamış, aslında kimsenin canının yanmasına gerek yok, ikimizde havaya ateş edelim sonra ölmüş gibi yere yatalım, karım ilk önce hangimizin yanına koşarsa en çok sevdiği odur. Böylece ikisi havaya bir el ateş edip hemen kendilerini yere atmışlar. Kadın silah sesini duyar duymaz koşarak içeri girmiş. Yere yatan iki adama bakmış ve bağırmış. Hayatım çıkabilirsin, ikisi de öldü.
8 Kasım 2009 Pazar
Perhiz Listesi
Doktor hastasını muayene ettikten sonra saptadığı perhiz programını yazıyormuş. Sabahları bir dilim ekmekle yüz gram beyaz peynir, öğleyin biraz salata ve haşlama et, akşamları bir dilim ekmek, yağsız süt ve bol meyve yiyeceksiniz. Hasta doktora sorar, peki doktor bey, bu yazdıklarınızı yemekten sonramı yiyeceğim yoksa yemekten önce mi?
6 Kasım 2009 Cuma
VAK VAK
Çin’de görevli Amerikalı bir subay bir gün Pekin’de bir lokantaya gider. Garsonun getirdiği Çince mönüye garip garip bakar. Gelen mönüden bir şey anlamasa da bozuntuya vermez. Parmağını Çince bir yazının üzerine basarak garsona gösterip, ne geleceğini merakla beklemeye başlar. Bir müddet sonra garson bir tabak meyve getirir. Amerikalı subay garsona meyveyi kenara koymasını işaret ederek parmağıyla listedeki başka bir yeri gösterir. Garson bu kez, bir dilim pasta getirir. Subayın karnı çok açtır. Parmak yöntemiyle güzel bir yemek seçemeyeceğini de anlar. Çevresindeki masalara bakar. Karşı masada bir Çinlinin et yemeği yediğini görür. Subay, karşı masadaki adamın yediği yemeği gösterip, garsona o yemekten getirmesini işaret eder. Garson yemeği getirir. Subay büyük bir iştahla eti yemeye başlar. Birkaç lokma sonra, şimdiye dek bu tatta bir et yemeği yemediğini fark eder. Daha önceden Pekin ördeklerinin ününü duymuştu. Bu acaba onun eti miydi? Garsonu çağırıp, eti gösterir ve kollarını kanat gibi yaparak, “Vak, vak!” der. Çinli garson soruyu anlar. Hayır anlamında başını salladıktan sonra, doğru yanıtı verir. “Hav, hav!”
2 Kasım 2009 Pazartesi
Yabancı
Temel ile Dursun Galatasaray’ın Arsenal ile oynadığı UEFA Kupası final maçını seyrediyorlarmış. Galatasaray’ın her akınında Temel ayağa kalkıp Galatasaray’ı alkışlıyormuş. Galatasaray gol attığı zaman sevinçten havaya fırlıyormuş. Galatasaray’ın bu başarısını küçümseyen Dursun bu ne biçim Türk takımı oyunculardan 5-6 tanesi yabancı demiş, buna karşılık Temel bunda ne var der. Görmüyor musun Arsenaldeki futbolcuların hepsi yabancı.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)