Şirkette eski genel müdür kovulmuş, yeni bir genel müdür atanmış. Eski müdür görevi devrederken, yenisine tavsiyelerde bulunduktan sonra 3 adet zarf verir. Zarfların her biri numaralanmıştır. Eski müdür yenisine ileride her başı sıkıştığında bir zarfı açmasını söyler.
Daha sonra yeni müdür işe baslar. Altı ay işler yolunda gider. Fakat sonra satışlar birdenbire düşer. Ne yapacağını bilemeyen yeni müdür, en sonunda birinci zarfı açar. Zarfta şu yazmaktadır. Kendinden önceki müdürü suçla. Yeni müdür hemen bir basın toplantısı yapar ve sorunlar için kendinden önceki müdürün politikalarını suçlar. Basın ve borsa bu açıklamalara olumlu bakar. Şirket hisseleri toparlanır, bu arada da satışlar düzelir. İşler bir süre daha yolunda gider. Fakat sonra üretim sorunları çıkar. Önceki olaydan tecrübeli yeni müdür gecikmeden ikinci zarfı açar. Zarfta şöyle yazmaktadır. Şirketi yeniden organize et. Yeni müdür reorganizasyonu uygulamaya koyar, bir çok yönetici değişir. Şirkete taze kan gelir. Sorun bir süreliğine çözülür.
Bir süre sonra işler yine bozulur. Yeni müdür koşa koşa gider ve üçüncü zarfı açar. Zarfta söyle yazmaktadır. 3 zarf hazırla.
31 Ocak 2011 Pazartesi
25 Ocak 2011 Salı
Hızlı Babalar
Çocuklar oturmuş birbirlerine babalarının ne kadar hızlı olduğunu anlatıyorlarmış. Birinci çocuk; benim babam ok attıktan sonra koşup hedefe oktan önce varıyor demiş. İkinci çocuk; benim babam tabancasını ateşliyor ve hedefe kurşundan önce yetişiyor diye böbürlenmiş. O da bir şey mi? demiş üçüncü çocuk. Benim babam devlet hastanesinde doktor, mesai akşam 5'de bitiyor benim babam 3'de eve geliyor.
22 Ocak 2011 Cumartesi
Sahtekarlık
Ali okula yeni başlamıştır. Akşam okuldan eve dönünce, babası sorar. Okul nasıl geçti bakalım? Sorma baba, daha ilk günden sahtekarlığı öğrettiler. Babası şaşırır neden oğlum der. Bizim sınıfın kapısında 1. sınıf yazıyor, ama sıraların hepsi tahtadan...
21 Ocak 2011 Cuma
Çalınan Araba
Temel evinde oturuyormuş. Dursun gelip, Temel araban çalınıyor demiş. Temel hemen arabanın arkasından koşmuş ve bir süre sora geri dönmüş. Dursun ne oldu yakalayabildin mi hırsızı demiş. Temel yakalayamadım ama arabanın plakasını aldım demiş.
12 Ocak 2011 Çarşamba
Vergi Cezası
Adamı, vergi dairesine çağırmışlar. Vergi borcu yapılandırılması için gel konuşalım demişler. Yanında bütün defterlerini ve hesaplarını da getirmesini istemişler. Adam korku içinde, mali danışmanına gitmiş ve sormuş, vergi dairesine giderken nasıl giyineyim? Ne tür bir izlenim bırakırsam, bana daha az vergi cezası keserler? Mali danışman öğüt vermiş. En eski elbiselerini giy. Yoksul, muhtaç bir görüntü ver ki, sana az ceza kessinler. Adam güvenemeyip, bir de avukatına danışmış. Avukat, mali müşavirin tam tersi bir öğüt vermiş. En yeni, en pahalı elbiseni giy. Güvenli, kendinden emin bir görüntü ver ki, az ceza kessinler vergiciler. Nasıl olsa bu adam vergiyi bir şekilde öder desinler. Adamı bu öğütler tatmin etmemiş. Aklına ve bilgisine güvendiği, filozof bir arkadaşına aynı soruyu sormuş. Bu akıllı arkadaş bir hikaye anlatmış. Şöyle demiş, bir gelin, zifaf gecesi (gerdek gecesi) ne giymesi gerektiğini bir arkadaşına sorar. Arkadaşı da, gırtlağa kadar kapalı, koyu renk bir gecelik giymesini tavsiye eder. Bir başka arkadaşı ise, dekolte, şeffaf bir gecelik giymesini söyler. Vergi dairesine giderken ne tür bir elbise giymesi için arkadaşından öğüt bekleyen adam, bu hikayeyi dinledikten sonra, sorar. Zifaf gecesi ne giyeceğini bilemeyen gelinle, vergi dairesine giderken ne giyileceğini bilmeyen benim aramda ne gibi bir ortak yan var ki? Adamın akıllı arkadaşı gülerek, izah eder. Ne giyersen giy, başına gelecek şey aynıdır.
8 Ocak 2011 Cumartesi
Kara Kutu
Üç top model, Claudia, Cindy ve Naomi, Uzakdoğu'da bir defileye katılmak üzere uçağa binmişler. Yol saatler sürecek. Uçak havalanır havalanmaz, Cindy makyaj kutusunu açmış, başlamış süslenmeye. Ötekiler bakmışlar, bakmışlar. Kız şaşırdın mı? Uçakta seni kim görecek? Bu aşırı makyaj niye. Yüzüne yazık diyecek olmuşlar. Allah göstermesin demiş Cindy, Şimdi bu uçak düşerse, kurtarma ekipleri gelir. Bakarlar burada dünya güzeli bir yüz. Önce beni kurtarırlar. Beş on dakika uçmuşlar. Claudia, büyük bir dikkatle bluzunu çıkarmış. Ardından sütyenini. Belden yukarısı anadan doğma çıplak. Üşüttün galiba demişler, ötekiler. Uçakta böyle seyahat edilir mi? Yoo demiş Claudia. Tersine aklım çok başımda. Şimdi bir kaza olsa, düşsek, kurtarma ekipleri gelse, en evvel bu harika memelere hayran kalıp, en evvel beni kurtarmazlar mı? Biraz daha uçmuşlar. Bu defa Naomi, hafif doğrulmuş yerinden, pantolonunu zarif bir hareketle çıkarmış. Ardından külodunu indirmiş. Cindy ile Claudia, dehşet içinde bakmışlar Naomi'ye. Sen çıldırmış olmalısın? Bu ne rezalet diye bağırmışlar. Naomi gülmüş. Siz ikiniz de gerzeksiniz kızlar demiş. Bu uçak düşerse gelecek ekiplerin ilk arayacakları şey ne? Tabi ki kara kutu
7 Ocak 2011 Cuma
Maaş
Kalabalık bir IETT otobüsünde kadının biri arkasındaki adama, ne yapıyorsun bre adam habire arkamdan yükleniyorsun der. Genç adam gayet sakin cevap verir. Otobüs fren yapınca yani şey pardon der. Az sonra kadın yine uyarmak zorunda kalır. Bre yüklenip duruyorsun. Genç adam yine sakin, hamfendi otobüs fren yapınca anlarsın ya derken kadın sözünü keser. İyi de o pantolunundaki sertlik ne oluyor öyle? Bizimki yine yüzsüz yüzsüz, hamfendi maaşımı yeni aldım onlar para tomarı diye yanıt verir. Kadın boş durmaz. Bre adam bu nasıl maaştır, Taksimden beri her frende zam geliyor…
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)