31 Ağustos 2009 Pazartesi

Gemi Mürettabatı

Amerika'lının birisi Temel'e teknoloji o kadar ilerlediki bana 2 demir parçası getir sana bir gemi yapayım der. Temel'de oda bir şeymi, sen bana kız kardeşini getir. Ben sana bütün geminin mürettabatını yapayım.

Almanya Yolunda

Temel ile Dursun bakmışlar Türkiye'de iş imkanı yok. Almanya'ya gitmeye karar verirler. Yalnız Almanya'ya gitmek oldukça zordur. Yüklü miktarda para gerekmektedir. Bir sürü bürokratik engelleri de vardır. Araştırmışlar, Almanya'ya hayvanların bedava gittiğini öğrenmişler. Hemen gidip bir inek kostümü almışlar. Temel öne Dursun arkaya geçmiş. Birlikte gümrüğe varmışlar. Gümrük memuru bunların gerçekten inek olup olmadığını anlamak için test etmeye karar vermiş. Temel'in önüne saman getirmiş yemesini istemiş. Temel ne yapsın mecburiyetten samanı yemiş. Gümrük memuru bu kez bir kova su getirmiş, Temel mecburiyetten suyu da içmiş. Gümrük memuru teste devam etmeye karar vermiş, bu kezde taze ot getirmiş. Temel ıkına sıkına otu da yemiş. Fakat yice şişmiş, hareket edemez olmuş. Temel ön tarafta olduğundan Dursun arkada oldukça rahattır. Bu sırada Temel gülmeye başlar. Dursun Temel'e neden güldüğünü sorar. Gümrük memuru bizim gerçek inek olup olmadığımız hala anlayamadı. Bu seferde öküz getiriyor.

Temel ile Dedesi

Temel ile dedesi bir otele gitmişler. Otelde tek kişilik yatak boşmuş. Dede ile Temel ayni yatakta yatmışlar. Gecenin ilerleyen saatlerinde Temel'in dedesi ula Temel bana bir kari bul der. Temel dede sakin ol yat diye cevap verir. 1 saat sonra yine Dede, Temel'e bana bir kari bul der. Temel dede uyumana bak olmaz der. Dede kafayı takmıştır bir kere 1.5 saat sonra Temel'e ula Temel bana bir kari bul deyince, Temel'in tepesi atar. Dede, tuttuğuna güveniyorsan o benimkidir.

Geyik Avı

Temel ile Dursun ava gitmişler. Bir geyik avlamışlar. Geyik ağır olduğundan birer boynuzundan tutup çekerek taşımaya başlamışlar. Bir süre gittikten sonra köye yaklaşmışlar. Köye 500 metre kala köyün yaşlılarından bir tanesiyle karşılaşmışlar. Yaşlı adam bravo demiş onları tebrik etmiş. Yalnız geyiğin boynuzlarından taşınması halinde etinin sertleşeceğini söylemiş. En iyisi geyiği kuyruğundan taşıyın demiş. Temel ile Dursun geyiği kuyruğundan taşımaya başlamışlar. Bir ara yorulup mola vermişler. Dursun Temel'e biz en iyisi geyiği yine boynuzlarından taşıyalım demiş. Baksana köyden bayağı uzaklaştık.

Ehliyet

Temel otomobili ile kırmızı ışıktan geçer. Tabiki polis memuru Temel'in aracını durdurur. Lütfen ehliyet ve ruhsat beyefendi der. Temel polise cevap verir, ehliyet verdinizde almadık mı?

27 Ağustos 2009 Perşembe

Aldatmak ve Aldatılmak

Karı koca birbirlerini aldatırmış. Yalnız bu işi çaktırmadan yaparlarmış. Birbirlerinin aldatıldıklarından haberleri yokmuş. Her ikiside ölmüş, öbür dünyada sorgu melekleri dünyadayken ne yaptıklarını sormuşlar. Karı koca her şeyi çaresiz anlatmışlar. Erkek ben karımı 3 kez aldattım demiş. Ceza olarak poposuna üç tane iğne batırmışlar. Peki karım nerede o ne oldu diye sormuş? Karın mı demişler, O'da dikiş makinasının altında.

25 Ağustos 2009 Salı

Çalınan Para

Temel büyük bir moral bozukluğu içinde kahvehaneye gelir. Arkadaşları ula Temel nedir bu halin diye sorarlar. Temel otobüsde parasının çalındığını söyler. Köylüler moralini bozma olan olmuş bir kere derler. Yine de dikkatli olmalıydın diye Temel'e serzenişde bulunurlar. Bu sırada Dursun cebine bir elin girdiğini hiç mi fark etmedin der? Temel, farketmesine ettim de kendi elim miydi, bir başkasının elimiydi onu fark edemedim.

Trafik Polisi

Kırmızı ışıkta geçen adama trafik polisi yaklaşıp sorar, ışığı görmedin mi? Adam şey efendim der. Işığı gördüm de sizi görmedim.

AIDS

Temel kanser olmuş, ölüm döşeğindedir. Soranlara AIDS'liyim der. Cemal sen aslında kansersin neden AIDS'liyim diyorsun diye Temel'e sorar? Temel, ben nasıl olsa öleceğim der. Fadime'yi garantiye alıyorum, ben öldükten sonra Ona kimse yanaşmasın.

Fuzuli ile Ruhi

Fuzuli ile Ruhi birlikte gezmektedirler.B u sırada Ruhi yerde bir böcek görür ve böcek için çok fuzuli bir şey der. Bunun üzerine Fuzuli cevabını verir. Eğer fuzuliyse sık boğazını çıksın ruhi.

19 Ağustos 2009 Çarşamba

Tren Yolculuğu

Temel tren ile İstanbul'a gelmektedir. Akrabaları Temel'i tren garında karşılar. Temel trenden inince akrabaları bir bakar ki Temel'in rengi solmuş, benzi sararmış, sersem bir vaziyettedir. Akrabaları ula Temel bu hal ne derler. Temel trene ters binmişim der. O zaman karşında oturan kişiyle yer değiştirseydin derler. Temel bende düşündüm ama karşımda kimse yoktu.

Estetik Ameliyatı

Kadının birisi kalp krizi geçirir. Hastaneye yatırılır. Ameliyat sırasında hayal görür. Hayalinde azraili görür. Azraile sorar, benim saatim geldi mi der? Azrail hayır der. Senin daha 30 saatin var. Kadın seviniyor. Ameliyattan sonra nasıl olsa benim 30 senem var diyor. Estetik ameliyat olmaya karar veriyor. Yüzünü gerdiriyor, burnunu yaptırıyor, dudaklarını doldurtuyor, göğüslerini düzelttiriyor. Genç bir kız gibi oluyor. Hastaneden çıkıp eve gidecekken karşıdan karşıya geçerken bir ambulansın altında kalıyor, oracıkta ölüyor. Öteki dünyada azraile soruyor, benim 30 sene ömrüm olduğunu söylemiştin niye canımı aldın? Azrail cevap veriyor. Kız, Allah canını almasın seni tanıyamadım.

18 Ağustos 2009 Salı

Aldatmak

Temel'in karısı Fadime oldukça kıskançtır. Aldatıldığından şüphelenmektedir. Temel'in her akşam elbiselerini kontrol edip, kadın saçı arar. Yine bir akşam Temel'in elbisesini arayıp, kadın saçı bulamayınca ula Temel yoksa beni kel karılarla mı aldatıyorsun.

Güzel ve Aptal

Adam karısına sitem eder, karıcığım ayni anda hem bu kadar güzel olabiliyorsun, hemde aptal, bunu nasıl beceriyorsun der. Kadın cevabı verir. Kocacığım Allah beni güzel yarattı sen beğenesin diye. Ayni zamanda aptal yarattı, seni beğeneyim diye.

14 Ağustos 2009 Cuma

Milletvekili

Kırşehir'in Mucur ilçesinin bir köyüne seçim gezisine çıkan bir milletvekili köylülere seslenir. Beni tekrar seçerseniz köyünüze en iyi hizmeti getireceğim der. Ayrıca birçok vaatde bulunur. Köylülerden birisi biz okuma yazma bilmeyen birini milletvekili seçmeyiz der. Milletvekili olur mu hiç öyle, Ben iki üniversite bitirdim, ayrıca masterde yaptım der. Ayni köylü milletvekiline okuma yazma bilseydin sana beş seneden beri gönderdiğim mektupları okur, onlara cevap verirdin der.

İdam Mahkumu

İdam mahkumu Temel'e hakim son isteğini sorar. Temel beni oğlumun yanına gömün der. Daha sonra araştırırlar Temel'in oğlunun yaşadığını görürler. Hakim senin oğlun yaşıyormuş, ölmemiş der. Temel daha iyiye der. Acelem yok, oğlum ölene kadar beklerim.

Evi Terketmek

İki arkadaş yolda karşılaşır. Biri diğerine hayrola bugün pek üzgünsün der. Evet üzgünüm diye cevap verir diğeri. Arkadaşı sebebini sorar. Kaynanam evi terk etti der. Diğer arkadaş buna üzüleceğine sevinmelisin. Evet ama bu gün son gün yarın dönüyor.

Beyin

Trafik kazasında yaralanan bir hastanın durumu kritiktir. Yaşaması için beyin nakledilmesi gerekmektedir. Doktor hasta yakınlarına durumu anlatır. Hasta yakınları ameliyatın maliyetini sorarlar. Doktor hastaya erkek ya da kadın beyni nakledilebilir der. Erkek beyni için 5000 euro, kadın beyni için 200 euro gerekmektedir. Kadınların rakamını komik bulan erkekler gülmeye başlar. Kadınlar bu duruma oldukça bozulur, içlerinden birisi kısa bir şoktan sonra beyinler arasındaki fiyat farkının nedenini sorar. Doktor cevaplar. İnsan beyni araba gibidir. Kullanılmış arabanın fiyatı düşük, kullanılmamış arabanın ise fiyatı yüksektir. Kadınlar beyinlerini sürekli kullandığından beyin yıpranıyor, dolaysısyla fiyatı düşüyor. Erkek beyni kullanılmadığından fiyatı tıpki yeni araba gibi yüksek oluyor.

13 Ağustos 2009 Perşembe

Başka Yol

Genç kız anne sen hep erkeklerin kalbine giden yolun midesinden geçtiğini söylerdin der. Annesi evet kızım öyle der. Peki nerden çıktı bu söz durup dururken diye kızına sorar. Kız cevap verir. Ben başka bir yol buldum da.

Gözleme

Doktor hastaneye yatırılan bir hastayla ilgilenmektedir. Bu sırada muayene odasında hasta yakınları ile hemşirede vardır. Doktor hemşirelere hastayı gözleme alın der. Odadan ayrılır. 1 saat sonra hasta yakınlarından bir tanesi elinde sıcak bir gözleme ile gelir. Hemşireye seslenir. Bu gözlemeyi hastaya sen mi vereceksin yoksa biz mi verelim?

Evrak

Muhasebeci Dursun patron Temel'e bu iş yerinde 10 yıllık evraklar var, çok yer kaplıyorlar bu evrakları ne yapalım diye sorar? Patron Temel hepsini yak der. Dursun'da emredersiniz diye ayrılır. Bu sırada Temel ardından Dursun'a seslenir. Bu evraklar hiç ummadık zamanda lazım alabilir. Sen iyisini hepsinin birer fotokopilerini çek. Asıllarını yak.

Kaynana

Bir otobüste gelinler bir tarafta oturmuş, kaynanalar diğer tarafta oturmuş, yolculuk yapmaktadırlar. Otobüs virajı alamayarak kaza yapar. Kaynanaların oturduğu tarafa devrilir. Bütün kaynanalar ölür. Gelinler sevinçten oley çekmekte, gülüp oynamaktadır. Bu sırada gelinlerden bir tanesi arka tarafta hüngür hüngür ağlamaktadır. Arkadaşları sen sevinecek yerde niye ağlıyorsun derler? Asıl benim ağlamam lazım. Kaynanamı evde unuttum.

11 Ağustos 2009 Salı

Prova

İki deli akıl hastanesinden kaçmışlardır. Bütün hastane personeli seferberlik ilan edip, delileri bulamamışlar. Akşam olunca deliler ellerini kollarını sallaya sallaya hastaneye gelmişler. Hastane görevlileri sormuşlar neredeydiniz demişler. Deliler cevap vermiş, kaçış provası yapıyorduk.

Kıyamet

Nasrettin Hoca'ya sormuşlar. Hocam kıyamet ne zaman kopacak. Hoca hangi kıyamet demiş. Aman Hocam kaç çeşit kıyamet var ki demişler. Hoca'da iki çeşit kıyamet vardır. Karım ölürse küçük kıyamet, ben ölürsem büyük kıyamet kopar.

Kavuk

Nasrettin Hoca ile yan komşusu oturmuş, sohbet ediyorlardı. Komşusu bir ara Hoca'ya Hocam dün akşam sizin evden bir gürültü duyuldu. Acaba ne oldu merak ettim der. Hoca'da hanımla merdivende tartışıyorduk, kavuğum düştü. Merdivenden yuvarlandı. Bu ses kavuk sesidir der. Adam, Hocam hiç kavuk o kadar ses çıkarır mı der. Kavuk dedikse anlasana içinde bende vardım.

Yağmur

Nasrettin Hoca birgün yağmurdan kaçan bir adamı görür. Allah'ın rahmetinden kaçılır mı hiç der. Adam da haklısın demiş, bir güzel yağmuru yemiş. Aradan bir süre geçtikten sonra ayni adam bu kez yağmurdan kaçan Hoca'yı görmüş. Hocam sen niye yağmurdan kaçıyorsun demiş. Nasrettin Hoca cevabı vermiş, ben Allah'ın rahmetini çiğnememek için kaçıyorum.

Ya da

Adamın birisi doktora gider. Karım cinsel yönden çok isteksiz. Akşam işten eve gelir gelmez çok yorgun olduğunu söylüyor, yemeği yer yemez hemen yatıyor der. Bende bu durum karşısında moralmen çöküyorum der. Doktor da o zaman karınızı getirin yüz yüze bir konuşalım der. Adam da tamam diyerek ayrılır.
Bir hafta sonra karısını getirir. Doktor karısı ile muayene odasında görüşür. Neden cinsel yönden isteksiz olduğunu söyler. Kadın anlatmaya başlar, asgari ücretle çalışıyorum, para yetersiz kalıyor.İşe gitmek için sabah erken kalkıyorum, iş yerine servis ve minübüs yok. Taksi tutarak gidiyorum. Dolayısıyla para olmadığından taksi şoförü ya parayı verirsin ya da benimle beraber olursun diyor. Bende para olmayınca şoför ile beraber olmak zorunda kalıyorum. Dolasısıyla işe gec kalıyorum. Bu sırada patron kaşlarını çatmış saate bakıyor, Ya işten kovarım seni, ya da benimle beraber olursun diyor. Bende işten atılmaktansa patronumla beraber oluyorum. Akşam işten eve gelince ev sahibi kapıda bekliyor, ya kirayı ödersin diyor ya da benimle beraber olursun. Bende para olmayınca ev sahibi ile beraber olmak zorunda kalıyorum. Bu yüzden çok yoruluyorum. Yemeği yer yemez yatıyorum. Kadını dinleyen doktor, kadının gözünün içine bakarak, bu söylediklerinizi "ya kocanıza anlatırım ya da"....

10 Ağustos 2009 Pazartesi

Cenaze

Temel akşam televizyonda film izlemektedir. Bu sırada telefon çalar. Telefonu karısı Fadime açar. Arayan Cemal'dir. Fadime koşarak Temel'in yanına gelir. Cemal'in karısı ölmüş seni cenazeye çağırıyor der. Temel bu sefer gitmem der. Cemal'in bu 3. cenazesi, bende bir tane bile yok. Hangi yüzle gideceğim.

Tuvalet

Adamın birisi sabah kalkıp, gömleğini giyer. Aksilik değil mi gömleğin düğmesi düşer. Gözlüğü gözüne takacakken gözlük elinden yere düşüp kırılır. Tavada yumurta pişirecektir aksilik değilmi tavanın sapı elinde kalır. Tuvaleti gelir fakat tuvalete gitmeye korkar. Ya elimde kalırsa..

Akşam Yemeği

İkiside fakir olan Temel ile Fadime evlenirler. Aralarında anlaşırlar, ikimizde aşk için yaşayacağız derler. Bir hafta sonra radyatörün üzerine oturan Fadimeyi gören Temel orada ne yapıyorsun kariciğum der. Fadime akşam yemeğini ısıtıyorum kocaciğum.

Ayakkabı

Eski Roma generallerinden birinin eşini boşadığını duyan arkadaşları karınız güzel, alımlı, zarif, iffetli ve çekici biriydi. Doğrusu bu işe şaşırdık derler. General ayağındaki ayakkabıyı göstererek bakınız ne kadar güzel, boyalı, şık ve pahalı bir ayakkabı olduğunu görüyorsunuz değilmi der? Ama ayağımın neresine vurduğunu bilmiyorsunuz.

Balık

Temel pazara balık almaya gider. Balıkçı balıkların çok taze olduğunu bağıra bağıra anlatmaktadır. Temel balığın bir tanesini eline alıp, eğilip balığa birşeyler söyler. Daha sonra balığı kendi kulağına getirip, bir şeyler söyletmeye çalışır. Balıkçı merak eder. Allah aşkına ne yapıyorsun der. Temel balık ile konuşuyorum der. Balıkçı peki balığa ne dedin diye sorar? Temel 3 ay önce ayakkabılarımı denize düşürdüm balığın görüp görmediğini sordum. Balıkçı peki balık ne dedi der. Ayakkabılarımı görmediğini söyledi. Ben denizden 6 ay önce çıktım dedi.

9 Ağustos 2009 Pazar

Soruşturma

Polis bir suçlu hakkında soruşturma yapıyormuş, burunlarının büyüklüğünden ve ayni zamanda soy isim benzerliğinden Temel'e bu adamın yakınımısın diye sorar. Temel pek sayılmaz der. Ben 1. çocuk, O 9. Çocuk diye cevap verir.

Kültür fizik

Fazla kilolarından şikayetçi olan Temel doktora gider. Doktor Temel'e kültür fizik önerir. Temel 3 ay sonra kontrole gider. Doktor, kültür fizik ne durumda diyerek Temel'e sorar.Temel, Doktor Bey fiziği becerebiliyorum da kültürü bir türlü beceremedim.

Haciz

Temel'in borcundan dolayı eşyalarına haciz konulur. Haciz memurları gündüz Temel'in evine gelip haciz işlemini gerçekleştirirler. Aksilik değil mi gecede eve hırsız girer. Birden hırsızı karşısında gören Temel kısıla kısıla güler. Hırsız şaşırır. Temel hırsıza söylenir, haciz memurları gündüz geldi bir şey bulamadı sen gece ne bulacaksın.

Genelev

Temel geneleve gider. Kadın vizite ücretini söyler. Yerde 50 lira, yatakta 200 lira der. Temel hemen 200 lira çıkartıp kadına verir. Kadın sorar yatakta istiyorsun değil mi? Temel hayır der. Yerde 4 defa

Borç

Temel yıllarca yurt dışında yaşamıştır. Memleketi Trabzon'a senelik izine gelir. Temel'i gören hemşehrisi İdris Ula Temel sende para çoktur. Bana 1 yıl vadeli 100.000 dolar borç verir misin? Temel, Para veremem ama vadeyi istediğin kadar verebilirim.

Hastabakıcı Temel

Doktor üç günlük izine çıkar. Muayenehane kapanmasın diye hastabakıcı Temeli yanına çağırır. Sen hastalarla ilgilen. Önemli bir şey olunca beni ara. Ayrıca her akşam seni arar hastalarla ilgili bilgi isterim der. İlk günün akşamı doktor Temel'i arar ne var ne yok diye sorar. Temel üç hasta geldi der. Doktor eeh peki sen ne yaptın der. Temel, ilk hastanın başı ağrıyordu aspirin verdim, ikinci hastanın midesi ağrıyordu Talcit verdim. Doktor güzeelll der. Doktor ya üçüncü hasta ne oldu diye sorar. Temel koltukta oturuyordum birden kapı çalındı içeri afet gibi bir kadın girdi. Hızla soyunup, iç çamaşırlarını da çıkartıp, muayene masasını üzerine yattı. Beş senedir erkek yüzü görmedim dedi. Doktor heyecanlanır peki sonra ne oldu der. Temel gözüne göz damlası visine damlattım.

Metres

İki erkek bir lokantada oturmuş pencereden bakıyorlardı, biri:
-Karşıdan karşıya geçen şu iki kadını görüyor musun biri karım diğeri ise metresimdir.
-Diğeri Allah sana uzun ömürler versin der. Şimdi ben de aynısını söyleyecektim.

Aldatmak

Eve zamanından erken dönen adam karısını yatakta en iyi arkadaşlarından biri ile yakalar. Hiç bozuntuya vermeden ve soğukkanlılıkla silahını çeker ve arkadaşını vurur. Kadın yatakta şöyle doğrulur,
- Bak bu şekilde davranmaya devam edersen hiç arkadaşın kalmayacak.

Sarhoş

Koca eve zil zurna sarhoş girer ve karısına bakarak:
- Ne kadar çirkin olduğunu biliyor musun?
- Karısı sende pis ve sarhoşsun diye cevap verir.
- İyi de benim ki sabaha geçecek.

Katalog

Temel ile Idris'in canlari kadin cekmis. Ellerine gecen Victoria's Secret kataloguna bayilmislar.. Hem kadinlar ilik gibi, hem cins cins, her renkten var, hem de ucuz, tanesi 20-30 bilemedin 40 dolar, hemen siparise koyulmuslar.
Birkac hafta sonra Temel bakmis hatunlardan ses yok Idris'i aramis: "Benim kari hala gelmedi, ismarliyali uc hafta oldu, seninkinden haber var mi" diye sormus. Idris'ten cevap: "Merak etme eli kulagindadir. Benimkisi donunu gonderdi, kendisi de herhalde cok yakinda gelir."