29 Eylül 2009 Salı

Temel ve Azrail

Azrail Temel'in yanına gelir, Temel Bey vaktin geldi, hadi gidelim der. Temel yalvarır, çoluk çocuk bensiz ne yapar, bana süre tanı en az 5 sene ver der. Azrail tamam ama 5 sene sonra gelirim der. Temel uyanık ya, pilot olursam azrail beni havada yakalayamaz der. Pilot olmaya karar verir. 5 yıl sonra azrail uçakta pilot Temel'in yanına gelir, vaktin doldu hadi gidelim der. Temel canımı alsan arkada 300 yolcu var, onlar ne olacak der. Azrail, Temel'e cevap verir, hepinizi bir araya getirene kadar anam ağladı.

5 Dolar

New York'dan Los Angeles'e giden uçakta cingöz bir avukat ile yanında aptal görünümlü yalnız sarışın bir güzel bayan oturmaktadır. Avukat kadına yakınlaşmak için afedersiniz hanım efendi size bir soru soracağım. Cevabı bilemezseniz bana 5 dolar vereceksiniz, sonra siz soru soracaksınız, ben bilemezsem size 50 dolar vereceğim der. Kadın kabul eder. Avukat sarışın kadına soruyu sorar ay ile dünya arasındaki uzaklık ne kadardır? Kadın tek bir söz söylemeden çantasından 5 dolar çıkartıp avukata verir. Soru sorma sırası kadındadır. Tepeye üç ayakla tırmanıp, 4 ayakla inen şey nedir der? Avukat dakikalarca düşünür, taşınır cevabı bilemez cebinden 50 dolar çıkartıp kadına verir. Daha sonra hamfendi merak ettim sorunun cevabı nedir? Kadın yine tek söz söylemeden çantasından 5 dolar çıkartıp avukata verir.

28 Eylül 2009 Pazartesi

Futbol Maçı

Bir dönemin bütün ünlü futbolcuları cennetde buluşmuş, cennetin baş meleği futbol meraklısıymış. Şeytanı çağırtmış. Cennet ile cehennem arasında bir futbol maçı düzenleyelim demiş. Şeytan tamam diyerek kabul etmiş. Yalnız boşuna uğraşmayın biz kesin kazanırız demiş. Melek bu mümkün değil, bütün ünlü futbolcular bizde, sizdeki futbolcular sıradan adı sanı duyulmamış futbolcular kazanmanız mümkün değil der. Şeytan gülümseyerek iyi de bütün hakemlerde bizde.

27 Eylül 2009 Pazar

Öğrenci Temel

Temel öğrenciymiş, bir gün babası Temel'in defterlerini kontrol eder, şaşırıp kalır. Temel'in defterleri bomboştur, hiç yazı yoktur. Akşam olunca babası Temel'e sorar, oğlum defterlerine baktım bomboş, neden yazı yok, yoksa okula gitmiyor musun der? Temel babasına okula gidiyorum baba der. Öğretmen tahtaya ne yazarsa bende defterime aynısını yazıyorum, ama tahtadaki yazıları silince bende defterimdeki yazıları siliyorum.

Yeni Öğrenci

Okula yeni başlayan Eray akşam okuldan eve gelince baba bizim öğretmen hiçbir şey bilmiyor der. Babası olur mu oğlum bu nasıl söz der. Eray babasına öğretmen dersde ikide bir bize bu nedir diye sorup duruyor.

Okuma

Nasrettin Hoca'nın arkadaşı Hocam bana okumayı öğretir misin demiş? Hoca'da neden olmasın tamam demiş. Hoca cama bir taş atmış, adam aaa demiş. Hoca yarında gel b'yi öğreteyim.

25 Eylül 2009 Cuma

Çek

Doktor hastasını telefonla aramış, sinirli ve sitemkar bir şekilde verdiğiniz çek geri döndü demiş. Hasta ya öylemi demiş. Benimde ağrılarım geri döndü.

Soyunmak

Küçük Eray'a sormuşlar. Büyüyünce ne olmak istiyorsun? Eray doktor olmak istiyorum diye cevap verir. Neden diye sormuşlar? Bir kadına soyun dediğin zaman soyabileceğin, üstelikde kocasından para alabileceğin başka meslek var mı?

Sütlü Kahve

Temel ile Dursun kahvehaneye giderler. Temel süt içelim der. Dursun kahvede hiç süt içilir mi, kahve içelim der. Temel sütte, Dursun kahvede ısrar eder. Bu sırada garson tartışmanıza gerek yok, kahvenin önünden önce kadın geçerse süt için, erkek geçerse kahve için der. İkisi de anlaşırlar tamam derler. Bu sırada Temel ile Dursun sütlü kahve içmeye başlarlar. Neden mi dersiniz, kapıdan bir ibne geçmektedir.

24 Eylül 2009 Perşembe

Spagetti

Bir üniversitede görevli doçent doktor, asistanı ile eşini aldatmaktadır. İlişkileri bir hayli ilerler. Asistan kız doçent doktordan hamile kalır. Hastane yönetimi ve eşi durumu çakmasın diye doçent asistanını yurt dışında İtalya'ya eğitime gönderir. Doktor asistanına doğum yapınca bana mektup yaz, mektupta şifre olarak spagetti diye yaz der. Aradan 6 ay geçer. Asistanından doktora bir mektup gelir. Mektubu ilk önce doktorun eşi açar. Mektupta spagetti yazmaktadır. Hiç bir şey anlamayan doktorun eşi mektubu akşam işten dönen kocasına gösterir. Kocası mektubu açar yazıyı okur ve bayılır. Mektupta yazmaktadır. Spagetti. Spagetti. Spagetti. Spagetti. İkisi sade, ikisi soslu.

Kazan

Küçük Merve okula bir gün kazan götürmüş. Kazanı gören öğretmen şaşırmış. Kızım kazanı ne yapacaksın, neden sınıfa kazan getirdin demiş. Merve, öğretmenim dersi kaynatmak için.

Neden

Yeni evli çift sabah uyanırlar, yatakta muhabbet başlar. Kadın kocasına sorar, senin ayakların neden bu kadar büyük? Adam cevaplar, çocukluğumda çok yalın ayak gezdimde ondan. Peki kafan neden bu kadar iri? Çocukluğumda hiç şapka giymezdimde ondan. Kadın bir süre düşündükten sonra ne olurdu çocukluğunda birazda külotsuz gezseydin.

23 Eylül 2009 Çarşamba

Kapıcının Karısı

Bir apartman kapıcısının eşi çok bildik kadının evine ilk kez misafir olur. Hoş sohbetden sonra konu sağlıktan açılır. Kapıcı karısı sağlığa çok önem verdiğini sağlık ile ilgili Tv programlarını izlediğini ve sağlık kitapları okuduğunu söyler. Ev sahibi kadın kapıcı karısına sorar. Mide ne iş yapar? Kapıcı karısı mide besinlerin sindirilmesini sağlar diye cevap verir. Peki akciğerin görevi nedir diye sorar? Kapıcı karısı akciğerler temel solunum organıdır, kana oksijen verip, kandaki karbondioksiti dışarı atar der. Bildik kadın şaşırır, soru sormaya devam eder. Peki karaciğerin görevi nedir der? Kapıcı karısı yediğimiz besinlerin vucut tarafından kullanılabilir hale getirilmesini sağlar, ayni zamanda kan miktarını ayarlar, vucudun ihtiyacı olan su ve vitaminleri yapar der. Çok bilmiş kadın hayretler içindedir. Peki böbreklerin görevi nedir diye sorar? Kapıcı karısı böbrekler vucuttaki zararlı maddeleri idrar yoluyla dışarı atar diye cevaplar. Kadın neredeyse bütün organları sıralar kalbin görevi nedir der? Kapıcı karısı kalp kanı damarlar yoluyla vücudumuza pompalar. Çok bildik kadın son olarak peki beyin ne iş görür diye sorar. Kapıcı karısı cevap verir beyim apartmanda kapıcıdır.

Sadık Dost

Bir avcı diğerine sorar. Köpeğinizi satın almak istiyorum ama sadık mıdır?
Hem de fazlasıyla sadık. Size bu konuda yüzde 100 garanti verebilirim. Nasıl bu kadar emin olabilirsiniz? Şimdiye kadar 5 kere sattım. Her seferinde de geri geldi.

Hesap

Adamın biri, bir lokantanın önünden geçiyormuş. Bir bakmış camda kocaman bir ilan: Sen ye hesabı torunun ödesin. Adamın hoşuna gitmiş bu ilan. Girmiş içeri bir güzel karnını doyurmuş. Tam kalkacağı sırada garson hesabı getirmiş. Adam çıkışmış tabi:
"Bu ne kardeşim. Hani hesabı torunum ödeyecekti?" Garson tamam beyefendi haklısınız der. Bu zaten dedenizin hesabı.

Hoca'nın Burcu

Nasrettin Hocaya sormuşlar. Hocam burcun nedir? Hoca'da teke demiş. Aman Hocam teke denen burç yoktur bir yanlışın var demişler. Hoca'da 60 yıl önce doğduğumda burcum oğlaktı, büyüdü teke oldu.

Hocayla Yatmak

Hoca camide birgün vaaz verirken arka sıralardan bir kadın, Hocam bir mühendisle yatsam cezası kaç senedir demiş. Hoca cevap vermiş, 3 senedir. Peki bir avukatla yatsam cezası kaç senedir, Hoca yine cevaplamış, 4 senedir. Peki bir doktorla yatsam. Hoca yine cevaplamış cezası 5 senedir demiş. Bu sırada kadın peki bir Hocayla yatsam cezası kaç sene olur demiş. Bunun üzerine Hoca seni gidi seni, sen cennete gitmek istiyorsun galiba.

Şaka

Nasrettin Hoca pazarda dalgın dalgın etrafı seyredip, yürürken ensesine okkalı bir tokat iner. Hoca bir-iki sendeler daha sonra toparlanır. Birde bakar ki neredeyse kendisinin iki katı büyüklüğünde irice bir adam. Adama sorar enseme sen mi vurdun der. Adam da evet ben vurdum diye cevap verir. Bunun üzerine Hoca şakadan mı vurdun yoksa cidden mi vurdun diye adama sorar. Adam cidden vurdum ne yapacaksın lan der. Hoca'da aman aman öyle olsun. Şakadan hiç hoşlanmam da...

Evlilik Tarifi

Nasrettin Hoca'ya sormuşlar evlilik nedir? Hoca cevap vermiş. Gündüzleri çifte hırlama, geceleri çifte horlama.

Asansör (4)

Kadın doktora gitmiş, doktor bey eşim kendini asansör sanıyor demiş. Doktor, o zaman eşinizi niye getirmediniz demiş. Getirecektim ama bir türlü katta durmuyor ki,

7 Eylül 2009 Pazartesi

3 viagra

Adamın birisi doktora gider. Doktor bey bana 3 tane viagra verir misin der? Doktor neden 3 tane diye sorar. Adam da cevabını verir. Cumartesi günü metresim, pazar günü eski karımla beraber olacağım, pazartesi günüde karım tatilden dönüyor. Doktor tamam ama 3 tane tehlikeli olabilir, dikkatli ol der. Yalnız salı günü kontrole gel, bende merak ettim der. Adam viagraları alır ve ayrılır. Salı günü bir eli askıda doktora kontrole gelir. Doktor, ne oldu diye sorar. Vallahi hiç birisi gelmedi. Anlarsın ya elimde bu hale geldi.

Doktor Muayenesi

Genç bir kız muayene için doktora gider. 2 yakışıklı doktor oturmuş, sohbet ediyorlardı, genç kız afedersiniz doktor bey, muayeneye gelmiştik der. Bunun üzerine doktor tamam paravanın arkasına geç ve soyun der. Kız afedersiniz ben değil annem muayene olacak der. Bunun üzerine doktor yaşlı kadına bakar ve şöyle der aç ağzını bakim teyze.

Göz Doktoru

Adamın biri göz doktoruna gider. Doktor bey çift görüyorum der. Doktor adama bakarak şöyle der, üçünüzde mi?

Ameliyat Korkusu

Ameliyat odasında doktor ile hasta konuşur. Hasta doktora aman doktor bey, çok korkuyorum der. Ömrümde ilk defa ameliyat olacağım. Doktor, korkmada haklısın der. Bende ömrümde ilk defa ameliyat yapacağım.

Ömür

Adamın biri doktora gitmiş, muayene olduktan sonra durumum nasıl çok mu kötü diye sormuş? Acaba ne kadar ömrüm kaldı demiş? Doktor 10 demiş. Adam 10'da ne demek, 10 sene mi? 10 ay mı? 10 gün mü? deyince, doktor; 10,9.8.7,6 diye saymaya başlamış.

Kesinlikle

80 yaşında bir adam doktora gider. Doktor kendini nasıl hissediyorsun diye sorar? Adam da bomba gibi der. 18 yaşında genç bir karım var, üstelik hamile, hemde benden der. Bunun üstüne doktor yaşlı adama bakar ve bir hikaye anlatır. Avcının biri hergün tüfeğiyle ava çıkarmış, fakat dalgınlıkla birgün tüfeğini unutmuş. Sadece şemsiyesini almış ve ava çıkmış. Karşısına bir geyik çıkmış, adam hemen şemsiyeyi geyiğin üzerine doğrultmuş ve nişan almış, geyik pat diye yere düşmüş. Doktoru dinlyen yaşlı adam olamaz demiş, mutlaka başkası vurmuştur. Doktor, kesinlikle!

5 Eylül 2009 Cumartesi

Hayret Doğrusu

Temel'e Amerika'da bir kadın kocasının cinsel organını kesmiş, sen bu işe ne dersin demişler. Temel şaşırmış, hayret doğrusu demiş. İnsan bindiği dalı hiç keser mi?

4 Eylül 2009 Cuma

Asker Kaçağı

Adamın biri Afganistan'a gitmek istemediği için askerden kaçıyormuş. Tanıdığı sirk sahibi bunun kolayı var, demiş. Bizim yaşlanıp ölen kaplanın postunu giy, kafese gir. Askerlik şubesi seni kesinlikle bulamaz. Denileni yapar ve on gün boyunca kaplan olarak yaşar. On gün sonra, kafes temizliği sırasında kendini gorille aslanın arasında bulunca bağırmaya başlar.
"İmdat! İmdat!"
Aslan pençesini uzatıp adamın ağzını kapar. Sus, ulan akılsız herif. Hepimizin foyasını ortaya dökeceksin.

Ormanlar Kralı

Aslan bir gün ormanda kasıla kasıla geziyormuş ve tilkinin yolunu kesmiş. Kükreyerek demiş ki, Bu ormanın kralı kim? Tilki, Tabi ki sizsiniz efendim bu da sorulacak soru mu? demiş. Aslan tilkiye aferin diyerek yoluna devam etmiş. Bu kez karşısına tavşan çıkmış, ona da sormuş kükreyerek: Bu ormanın kralı kim? Tavşan, Sizsiniz efendim sizden başka kim olabilir ki? demiş. Tavşana da aferin diyen aslan yürümeye devam etmiş. Sonra fili görmüş, ona da kükremiş: Bu ormanın kralı kim ulan? Fil, hortumunu aslana doladığı gibi bir sağa bir sola savurmuş ve hemen ilerdeki göle fırlatmış. Aslan güç bela sudan çıktıktan sonra:
Bilmiyorum desen yeterdi.

Arabanın Lastiği

Çok güzel bir sarışının arabasının lastiği patlar. Arabayı yolun kenarına çeker ve beklemeye başlar, birkaç dakika geçmeden, yoldan geçen başka bir araba durur, içindeki adam iner, büyük bir nezaketle kadına; Yardıma ihtiyacınız var mı? diye sorar. Sarışın kadın: Bilmem ki, arabamın lastiği patladı da...
Adam hemen aletlerini toparlar, arabanın tekerleğini çıkarır, kan ter içinde lastiği tamir eder ve yeniden yerine takar. Sarışınla konuşa konuşa iyice sohbeti ilerletir. Sıra randevu istemeye gelir. Acaba sizinle bir daha nerede ve ne zaman görüşebiliriz? Kadın, imalı bir ifade ile cevap verir:
Valla bilmem ki.. Arabamın lastiği bir daha ne zaman patlar..

Ayna

Temel iş icabı kasabaya inmiş. Dönerken karısı Fadime'ye hediye olarak bir ayna almış. Eve geldiğinde daha önceden hiç ayna görmeyen Fadime'ye aynayı vermiş. Fadime aynaya bakınca ağlaya ağlaya annesinin yanına koşmuş. Ana ana bak Temel'in yaptığına. Bunca yıldan sonra üzerime kuma getirmiş. Annesi aynaya bakmış;
Tüh gözün kör olmasın damat. Bu karı hem yaşlı hemde çirkin.

Fıkra

Temel birgün hapishaneye düşmüş. Kaldığı koğuştaki adamların ilginç bir özelliği varmış. Koğuştaki mahkumlar hergün birbirlerine fıkra anlatıyorlarmış. Bir süre sonra anlatılan fıkralar hep aynı olunca içlerinden biri demiş ki:

"Biz madem hep aynı fıkraları anlatıp duruyoruz, boşu boşuna fıkraları uzun uzadıya anlatmayalım. Hepsine birer numara verelim, birisi anlatacağı zaman onun numarasını söylesin demiş. Bu öneri herkes tarafından kabul edilmiş. Birgün yine fıkra anlatacaklarmış. İçlerinden biri çıkmış "10" demiş herkes kahkahalarla gülmeye başlamış, millet gülmekten yerlere yatmış. Daha sonra bir başkası çıkmış "50" demiş herkes yine kahkahalarla gülmeye başlamış. Daha sonra Temel'e "Bi fıkra da sen anlat" demişler. Temel de "165" demiş ve demesiyle millet kahkahalara boğulmuş. Koğuştakiler beş dakika boyunca gümüşler artık bir süre sonra gülmekten çatlayacak hale gelmişler. Temel merakla sormuş: "Ne oldu niye bu kadar çok güldünüz ya? Bundan öncekilere bu kadar gülmemiştiniz. Koğuştakiler: "Bu fıkrayı hiç duymamıştık."

Tedavi

Kadının beşinci geçimsiz kocası da bir gün ağır hastalanmış. Adam ağrılar içinde kıvranırken kadın telaşla söylenmiş: Hemen gidip bir doktor çağırayım bari. Kocası sormuş: İyi ama, bari doğru dürüst bir doktor çağır. İyi bir doktor olduğundan emin misin? Kadın; Emin olmaz olur muyum kocacığım demiş. Senden önceki 4 kocamı da aynı doktor tedavi etmişti.