11 Haziran 2010 Cuma

Issız Ada

Temel, bir İngiliz ve bir kadın yolcu batan gemiden son anda kurtulurlar ve ıssız bir adaya düşerler. Adada yiyecek hiç bir şey yoktur. Durum oldukça kötüdür. Kurtulduklarına sevinemezler. Ada ağaçlarla kaplıdır. Aralarında bir plan yaparlar. Sırayla bir ağaca çıkalım, uzaklardan bir gemi geçince el sallayalım, gemi kaptanı bizi görünce belki bizi kurtarmaya gelir derler. Ağaca ilk İngiliz çıkar. Çıkmadan Temeli uyarır, kadınla sevişmek yok der. Temel ayıpsın bize yakışmaz der. Çalılık bölgenin sağında Temel, solunda sarışın kadın oturmaktadırlar. Yüksek bir ağaca çıkan İngilizin hem açlıktan hemde yorgunluktan kafası dönmüştür. Temele seslenir hani anlaşmıştık, kadınla sevişmek yoktu, niye sevişiyorsun der. Temel ne sevişmesi o çalılığın solunda ben sağındayım aramızda 10 metre var der. İngiliz ısrar eder sevişiyorsunuz der,Temel sevişmiyoruz der. İngiliz ikna olmaz ve ağaçtan iner. Bu sırada ağaca Temel çıkar. İngilizi uyarır sakın ha kadınla sevişmek yok der. İngiliz tamam sevişmeyeceğiz der. Bir süre sonra İngiliz kadın ile gerçekten sevişmeye başlar. Temel ağacın tepesinden onları gözlemektedir. Kendi kendine İngiliz haklıymış der, hakikatende buradan öyle gözüküyormuş.