19 Ekim 2010 Salı
Vesikalık Fotoğraf
Temel bir şirkete iş başvurusu yapar. Bir takım mülakatlardan sonra Temel işe kabul edilir. Firmanın iş görüşmesini yapan personel yetkilisi Temel'den bazı evraklar ile birlikte 8 adet vesikalık fotoğraf getirmesini söyler. Temel vesikalık fotoğrafın ne olduğunu bilmez, fotoğrafçı Dursun'a sorar. Dursun vesikalık fotoğrafın belden yukarı çekilmiş fotoğraf olduğunu söyler. Temel biraz düşündükten sonra çukur kazmaya başlar. Belinin hizasına gelecek şekilde çukur kazar. Fotoğrafçı Dursun'u çağırır. Dursun birde ne görsün Temel 8 adet çukur kazmıştır. Dursun Temel'e sen ne yapmışsın ya der. 8 çukur kazmana gerek yoktu. Bir tane çukur yeterdi, ben 8 tane fotoğraf makinası getirmiştim.
13 Ekim 2010 Çarşamba
Evlilik Yemini
Kilisede düğünün başlamasına çok az zaman vardır. Damat rahibin yanına yaklaşıp fısıldar. Bakın, size vereceğim 100 dolar karşılığında evlilik yeminimizde birtakım değişiklikler yapmanızı istiyorum. Hani şu bana soracağınız, 'Sonsuza dek seveceğinize, koruyacağınıza, sadık kalacağınıza yemin ediyor musunuz?' kısmı var ya, onu metinden çıkarmanızı istiyorum." Rahip gülümseyerek başını sallar ve damat rahibin avucuna 100 dolar sıkıştırıp içeri döner. Ve düğün başlar, herkes yerini alır, gelin ve damat rahibin önünde buluşur ve yeminler okunmaya başlanır. Sıra damadın yeminine gelince damadın gözleri parlar ve rahip damada sorar:
Eşinizin daima bir adım gerisinden yürüyeceğinize, her emrini ve dileğini yerine getireceğinize, her sabah kahvaltısını hazırlayıp ayağına kadar götüreceğinize ve yaşadığınız sürece başka kadınlara yan gözle bile bakmayacağınıza yemin ediyor musunuz? Tabii damadın bu beklenmedik iş karşısında gözleri faltaşı gibi açılır. Sağa sola bakar, bir yutkunur. Biraz duraklar, sonra kısık bir sesle: "E... eee... evet efendim" der. Ama tören sona erdikten sonra hışımla rahibin karşısına dikilir. Bir anlaşma yaptığımızı sanıyordum. Rahip gülümseyerek cevaplar. Eşiniz daha iyi para verdi.
Eşinizin daima bir adım gerisinden yürüyeceğinize, her emrini ve dileğini yerine getireceğinize, her sabah kahvaltısını hazırlayıp ayağına kadar götüreceğinize ve yaşadığınız sürece başka kadınlara yan gözle bile bakmayacağınıza yemin ediyor musunuz? Tabii damadın bu beklenmedik iş karşısında gözleri faltaşı gibi açılır. Sağa sola bakar, bir yutkunur. Biraz duraklar, sonra kısık bir sesle: "E... eee... evet efendim" der. Ama tören sona erdikten sonra hışımla rahibin karşısına dikilir. Bir anlaşma yaptığımızı sanıyordum. Rahip gülümseyerek cevaplar. Eşiniz daha iyi para verdi.
Tanısana
Biyoloji sınavı için sınıftaki herkes acayip çalışmış, notlar fotokopiler havada uçuşmuş. Sınavın yapılacağı gün öğrenciler bir de bakmış, ortada kağıt kalem yok sadece sıra sıra mikroskoplar. Hoca, bu mikroskapların lamında bir böceğin bacağı var, sınav sorunuz bacağından böceği tanımak der. İtirazlar fayda etmez, hocanın dediği dedik. Öğrenciler mikroskopların başına geçmiş. Ama bir şey yapamıyorlar. Mikroskop lamına anlamsız anlamsız bakmaktadırlar. En sonunda öğrencilerden biri dayanamamış, kapıyı çarpıp çıkmış. Hoca arkasından seslenmiş. Kimsin ulan sen, kapıyı çarpıp çıkıyorsun. Kapı hafifçe aralanmış ve bir bacak uzanmış. Tanısana, hadi tanısana kim olduğumu.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)