12 Ocak 2011 Çarşamba

Vergi Cezası

Adamı, vergi dairesine çağırmışlar. Vergi borcu yapılandırılması için gel konuşalım demişler. Yanında bütün defterlerini ve hesaplarını da getirmesini istemişler. Adam korku içinde, mali danışmanına gitmiş ve sormuş, vergi dairesine giderken nasıl giyineyim? Ne tür bir izlenim bırakırsam, bana daha az vergi cezası keserler? Mali danışman öğüt vermiş. En eski elbiselerini giy. Yoksul, muhtaç bir görüntü ver ki, sana az ceza kessinler. Adam güvenemeyip, bir de avukatına danışmış. Avukat, mali müşavirin tam tersi bir öğüt vermiş. En yeni, en pahalı elbiseni giy. Güvenli, kendinden emin bir görüntü ver ki, az ceza kessinler vergiciler. Nasıl olsa bu adam vergiyi bir şekilde öder desinler. Adamı bu öğütler tatmin etmemiş. Aklına ve bilgisine güvendiği, filozof bir arkadaşına aynı soruyu sormuş. Bu akıllı arkadaş bir hikaye anlatmış. Şöyle demiş, bir gelin, zifaf gecesi (gerdek gecesi) ne giymesi gerektiğini bir arkadaşına sorar. Arkadaşı da, gırtlağa kadar kapalı, koyu renk bir gecelik giymesini tavsiye eder. Bir başka arkadaşı ise, dekolte, şeffaf bir gecelik giymesini söyler. Vergi dairesine giderken ne tür bir elbise giymesi için arkadaşından öğüt bekleyen adam, bu hikayeyi dinledikten sonra, sorar. Zifaf gecesi ne giyeceğini bilemeyen gelinle, vergi dairesine giderken ne giyileceğini bilmeyen benim aramda ne gibi bir ortak yan var ki? Adamın akıllı arkadaşı gülerek, izah eder. Ne giyersen giy, başına gelecek şey aynıdır.

Hiç yorum yok: