22 Ekim 2009 Perşembe

Karanlık

On yıldır evlilermiş. Ama gerdek gecelerinden başlayarak, adam hep karanlıkta sevişmek konusunda israr etmiş. Kadıncağız yıllar yılı kaç kez sabahlara kadar yalvarmış, bir kerecik olsun, ışıklari yakıp sevişmek için ama adam hep inatla hayır demiş. Kesinlikle olmaz. İlle de karanlıkta sevişeceğiz. O gece kadıncağız gene ışıkları yakmak için yalvaracak gibi olmuş, ama hemen vazgeçmiş. Kocası on yıl sonra insafa gelecek degil ya. Vazgecmiş ama sadece yalvarmaktan. Kafasına koymuş, bu kez. Tam sevişmenin en heyecanlı anı, en doruk noktasında elini kaydırıp, yatağın baş ucundaki gece lambasının düğmesine dokunuvermiş. Bir de ne görsün. Kocasının beline, o yapay aletlerden biri bağlı değil mi?. Bunu bana nasıl yaparsın diye haykırmış. Bunca yıldır, bu işi sahte bir aletle yaptığını bana söylemedin bile. Hemen açıkla bana her şeyi, hemen. Adam çok ama çok soğukkanlı yanıt vermiş. Tamam, tamam. Her şeyi izah edeceğim sana. Ama önce sen bana şu üç çocuğumuzu izah et, bakalım!...

Hiç yorum yok: