7 Kasım 2007 Çarşamba

hintli yaşlı usta

Hintli bir yaşlı usta, çırağının sürekli herşeyden şikayet etmesindenbıkmıştır. Birgün çırağını tuz almaya gönderir. Hayatındaki herşeydenmutsuz olan çırak, döndügünde, yaşlı usta, ona bir avuç tuzu, bir bardaksuya atıp içmesini söyler. Çırak, adamın söylediğini yapar ama içer içmezağzındakileri tükürmeye başlar. Tadı nasıl?" diye soran yaşlı adamaöfkeyle "acı" diye cevap verir.Usta çırağını kolundan tutar ve dışarı götürür. Sessizce az ilerdekigölün kıyısınagiderler ve çırağına bu kez de bir avuç tuzu göle atıp, gölden su içmesinisöyler. Söyleneni yapan çırak, ağzının kenarlarından akan suyu koluylasilerken usta, aynı soruyu sorar: "Tadı nasıl? ", "Ferahlatıcı" diye cevapverir genç çırak. " Tuzun tadını aldın mı?" diye sorar yaşlı adam, "hayır" diye cevaplar çırağı.Bunun üzerine yaşlı adam, suyun yanına diz çökmüş çırağının yanınaoturur veşöyle der:"Yaşamdaki acılar tuz gibidir, ne azdır, ne de çok. Acının miktarı hepaynıdır. Ancak bu acının şiddeti, neyin içine konulduğuna bağlıdır. Acınolduğunda yapman gereken tek şey acı veren şeyle ilgili hislerinigenişletmektir. Onun için sen de artık bardak olmayı bırak, göl olmayaçalış."Bu güzel nasihattan tam bir ay sonra çırak vefat eder. Meğer gölkenarındaki fabrikanın zehirli atıkları göle boşalmaktadır.Bunun üzerine Hintli yaşlı usta şöyle der: ".assi.ttiiiiir"

Hiç yorum yok: