9 Temmuz 2009 Perşembe

Altın Kaşık

Avusturya Başbakanı ile Dışişleri Bakanı yemekli uluslararası bir toplantıdadırlar. Hem yemek yerler, hemde güncel konularda konuşurlar. Yemekte çatal ve kaşıklar altındandır. Dışişleri Bakanı ile Başbakan yan yana oturmaktadırlar. Dışişleri Bakanı birde ne görsün başbakan altın kaşıklardan bir tanesini çaktırmadan cebine atmıştır. Bakan şaşkındır. Başbakan çaldı da ben niye çalmayayım diye düşünmeye başlar. Fırsat kollar. Diğer konuklar konuşmacı başbakanı büyük bir sessizlik içinde dinler. Bu esnada bakan kaşıklardan birini alırken heyecandan kaşık tabaklardan birine vurur tın diye ses çıkarır. Herkes sesin geldiği yere bakar. Dışişleri bakanı istifini bozmaz kaşık elinde biz Avusturyalılar eğitimde, sağlıkta, endüstride çok ileri bir toplum olduk diyerek küçük bir konuşma yapar. Bu sırada aklı kaşıktadır. Yine bir fırsatını bulup kaşığı alır aksilik değilmi kaşık bu kez bardaklardan birisine değer yine tiz bir ses çıkarır, herkes sesin geldiği yere bakar, kaşık bakanın elindedir. 2 kez konuşma yapan bakan bu kez değerli meslekdaşlarım biz Avusturyalılar ayni zamanda sihirbaz bir toplumuz der. Şu elimdeki kaşığı kendi cebime koyup, başbakanın cebinden çıkaracağım.

Hiç yorum yok: